İstanbul’dan Lizbon’a Göç Etmeye Nasıl Karar Verdik?

Ben Esra Uysal Avcı.

2006 yılından bu yana Türkiye’de iş hayatındayım.

İş hayatıma 2006 yılında Anadolu Cetelem’de başladım. Eşim Eşref Avcı ile de burada tanıştım.

2008 yılında ise insan kaynakları kariyerim Pfizer ile başladı. 2010–2012’de ETİ’de, 2012–2014’de Bilkom’da çalıştım.

2014’te kariyerim Head of HR olarak evrildi. FIT Solutions’ın insan kaynakları ekibinin ve şirketin tüm süreçlerinde HR Head’i olarak çalışmaya başladım. Ardından HumanITy danışmanlık şirketini yönettim. Sonrasında sektörel olarak merak ettiğim Sera Group’un HR Manager’ı oldum. Danışmanlık ve inşaat sektörü beklentilerimi karşılamadığı için bu iki sektördeki deneyimlerim çok uzun olmadı.

2018–2020 yıllarında Teknasyon’un, 2020–2022 yıllarında İnomera ve Netmera’nın, 2022–2023’de de Odeon Yazılım’ın Head of HR pozisyonunda çalıştım.

İş hayatımdan neden bahsediyorum?

Yurt dışını tercih ederken iş hayatından beklentilerim de karşılanmamaya başladı. Kendimi mutlu hissetmeme sıklığı arttı. Aynı zamanda ülke konjonktürümüz de etkiliydi ancak Türkiye’de iş hayatının dışına çıkamamak, tüm hayatımız=iş hayatı olunca bu kararı aldık.

Elbette yaş da ilerliyor. Ben 41, eşim 42 yaşına gelirken sorgulamalarımız, hayattan beklentilerimizi değerlendirmelerimiz de fazlasıyla arttı.

Hayatımızla ilgili aldığımız kararları kendimiz alıyor sanıyoruz ama onu da yapamıyoruz.

Genelleme yapmak istemem ama şöyle düşünün; üniversite sınavına giriyoruz. Aldığımız puana göre tercihlerimizi şekillendiriyoruz. Okullarımızı bitiriyoruz. En hızlı işe girebileceğimiz sektör ve pozisyonlara gebe iş seçimlerimiz oluyor. İdealist isek ve imkanlarımız el veriyorsa bireysel hedeflerimizin peşinden koşabiliyoruz. İşe giriyoruz. Kurumsal bir yapıda çalışmıyorsanız kariyeriniz üstlerinizin kararlarına bağlı. Evlenip evlenmemekten, çocuk yapıp yapmamaya kadar bir döngü bu.

Çoğumuzun hayatı içinde olduğumuz sistemlerden direkt etkileniyor ve aldığımız kararları da biz mi aldık yoksa başkaları mı aldı bilemiyoruz bile.

Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür, sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir. – Amin Maalouf / Semerkant

Galiba en az pişmanlığı kendi içinde ‘gitmek’ barındırırken ‘kalmaksa’ en büyük pişmanlığın yaşanacağını gözler önüne seriyor.

Neyse… Can Yücel ile bir es verelim ☺️

🎈20 Yaş 35 Yaş 40 Yaş ve bugünki ben🎈

Geldiler.

20 yaşında ben,

35 yaşımda ben,

40 yaşımda ben ve

bugünkü ben dördümüz.

Birden 20 yaşımı, 35 yaşımın karşısına oturttum.

40 yaşımın karşısına da, ben geçtim.

yirmi yaşım, otuz beş yaşımı tutucu buldu.

Kırk yaşım ikisinin de salak olduğunu söyledi.

Yatıştırayım dedim.

-Sen karışma moruk- dediler. Büyük hır çıktı.

Komşular alttan üstten duvarlara vurdular.

Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak attı…

Kararımızı Nisan-Mayıs 2023 gibi verdik. Karar almak dahi büyük bir iş. Aileler, yeğenlerimiz, hayatımız Türkiye’de devam eder düşüncesiyle yaptığımız yatırımlar vs. Böylesi bir karar almayı zorlaştıran faktörler bunlar.

Ancak biz yıllardır yurt dışına yerleşme fikrine sahiptik. Denemelerimiz oldu. Koşullar yeterli gelmedi vs. “Galiba en doğru zaman bu zamandı.” Çünkü şimdiki zaman tüm olgunlukları da gösteriyordu 👍

Hep derler ya; yeter ki yola çık. Gerisi bir şekilde gelir. Tabiki o anki koşullar ve gücün de yeterli olması koşuluyla. Bunu neden yazdığımı da bir sonraki yazımda belirteceğim.

Eşref nereye gidersek en hızlı oturum ve çalışma izni alacağımızı araştıran oldu.

Aylarca okudu, izledi. ‘Portekiz’e gideceğiz.’ dedi.

Günlerce Ekşi Sözlük içeriklerini okudu. Oradan kişilerle iletişime geçti. Youtube’da izlemediği video içerik kalmadı. Facebook’da gruplara dahil olup oradan da bilgiler edindi.

Ben çok yoğun iş temposundaydım 🙈 Bu araştırmaları Eşref gibi detaycı birinin yapması benim için çok iyi oldu…

Ve D7 vize başvuru hazırlık sürecimiz böylece başladı😎

Devamı bir sonraki yazımda olacak. Zaman ayırıp okuduğunuz için şimdiden teşekkürler 🙏

Scroll to Top